SİTEMİZ İLE İSİM BENZERLİĞİ OLAN MESAJLAR ALIRSANIZ LÜTFEN İTİBAR ETMEYİNİZ, BİZİMLE ALAKASI YOKTUR. DOLANDIRICI SİTE OLDUĞU KESİNDİR LÜTFEN ŞİKAYET EDİNİZ. BİZ BİR FORUM SİTESİYİZ HİÇBİR ALAKAMIZ OLMADIĞINI BİLDİRİRİZ. WHATSAPP HATTIMIZA GELEN UYARILARA İSTİNADEN BU BİLDİRİMİ YAYINLAMAK ZORUNDA KALDIK.

Edna kıyas ne demek ?

Emre

New member
Edna Kıyas: Geçmişin Gölgelerindeki Günümüz İlişkisi

Bir Yoldaşlık, Bir Kıyas…

Siz de bazen “acaba neyi kaçırıyorum?” diye düşünerek hayatınızı gözden geçiriyor musunuz? Ya da kendinizi bir başkasıyla kıyaslayıp, kendinizin ne kadar “eksik” olduğunu hissettiğinizde nasıl hissediyorsunuz? Ben, bir gün sosyal medyada gezinirken bir paylaşıma rastladım ve düşündüm: Gerçekten, bu modern dünyada kıyas yapmanın amacı ne? Hatta daha da derine inerek sordum: Kıyas yaparak kendimizi nasıl konumlandırıyoruz ve bu, toplumsal yapılarla nasıl şekilleniyor? İşte bu soruları derinlemesine tartışmak için "Edna Kıyas" kavramını mercek altına almak istedim.

Gelin, biraz hikayeleştirelim ve bu kelimenin günümüzdeki anlamını ve toplumsal yansımalarını birlikte keşfedelim. Hikayenin kahramanlarıyla tanışın: İsmail, Elif ve tabii ki Edna…

Bir Zamanlar Edna'nın Kararları…

Edna, uzun yıllar boyunca toplumsal normlara ve ilişkilerine şekil veren bir kadındı. 30'larında, modern dünyada başarılı bir kariyer yapmaya çalışan, aynı zamanda sosyal çevresinde dikkat çeken biri. Bir gün Edna, hayatında önemli bir karar alması gerektiğini fark etti. Kendi işini kuracak, ama ne yazık ki başkalarıyla sürekli kıyas yapıyordu. Bir yanda kariyerindeki başarıyı arttırmak için eğitime yatırım yapan, diğer yanda ise sürekli olarak toplumun ne düşündüğüne kulak veren Edna, her iki dünyanın içinde bir denge kurmaya çalışıyordu.

İsmail, Edna'nın en yakın arkadaşıydı. Bir gün Edna ona kararlarını anlatırken, İsmail gözlüklerini çıkardı ve gülümsedi. “Kendini başkalarıyla kıyasladığın sürece hep bir adım geride olursun,” dedi. İsmail'in sözleri, uzun zamandır içinde biriken karmaşayı yatıştırmadı ama düşündürdü. “Evet, belki de kendimi sürekli başka insanlar üzerinden değerlendiriyorum,” dedi Edna. İsmail'in çözüm odaklı yaklaşımı, her zaman netti: "Bir adım atmak için önce yerini bilmelisin. Kıyas yapmayı bırak, yoluna odaklan."

Kadınların İçsel Dünyasında Kıyasın Yeri

Elif ise Edna'nın en yakın arkadaşıydı, ama ona tamamen farklı bir açıdan yaklaşan biriydi. Elif, kıyas yapmanın gerçekten zararlı olduğuna inanan bir kadındı, ancak toplumsal yapının kadınlara dayattığı roller onu bu konuda sıklıkla zor durumda bırakıyordu. Kadınların dış görünüşleri, kariyer başarıları, aile hayatları... Tüm bu kıyaslamalar, Elif'in kendi kimliğini bulmasına engel oluyordu.

Bir gün Elif, Edna'ya şöyle dedi: “Neden sürekli kendini başkalarıyla kıyaslıyorsun? Hem de o kadar çok kişiyi takip ederek, onların hayatlarını çok yakından gözlemleyerek neden kendini yoruyorsun? Benim için önemli olan, iç huzurumu bulabilmek, başkalarının ne yaptığına bakmak değil.” Elif, kıyasın yarattığı baskıyı anlamış, ancak toplumsal normların kadını nasıl şekillendirdiği hakkında oldukça derin bir empatiye sahipti.

Günümüzde, kadınlar toplumsal baskılar altında kıyaslandıklarında, genellikle daha empatik bir bakış açısına sahip oluyorlar. Birbirlerinin hayatları üzerinden sosyal yapıdaki eşitsizlikleri anlamaya çalışıyorlar. Ancak, toplumsal normların kadının hayatındaki etkileri, bir yandan da çok derinleşen bir yalnızlık hissine yol açabiliyor.

Erkeklerin Çözüm Arayışları ve Toplumsal Beklentiler

İsmail'in çözüm odaklı yaklaşımı, onu çok farklı bir noktaya taşıdı. Erkekler için kıyas yapma genellikle daha mantıklı ve stratejik bir yol olabilir. İsmail, sürekli olarak çevresindeki insanlarla kıyas yaparak kendini değerlendirmiyor, daha çok “ne yapabilirim?” sorusu üzerine odaklanıyordu. Ancak bu da yalnızca iş dünyasında değil, sosyal ilişkilerde de bir takım zorluklar yaratıyordu.

Çoğu erkek, toplumsal baskıların, özellikle iş hayatındaki başarıya yönelik kıyaslamaların, erkek kimliğiyle bağlantılı olduğunun farkında. Yani, toplumda “iyi bir erkek” olmak, daha çok maddi başarı ve güçlü bir kariyerle ölçülüyor. Elif'in tam tersine, erkeklerin çoğu kıyas yapmayı, daha çok kişisel başarılar üzerinden değerlendiriyor ve bu, bazen duygusal bağlar kurmada zorluk yaşatabiliyor.

Bu kıyaslamalar, toplumsal beklentilerin şekillendirdiği modern dünyada erkeklerin ilişkilerde daha fazla sorun yaşamasına yol açabiliyor. Fakat İsmail, bu durumun bir yıkım yaratacağını fark ederek çözüm arayışlarını hızlandırıyordu. “Başarı sadece işte değil, ilişkilerde de bir değeri ifade etmeli,” diyordu.

Kıyasın Toplumsal Boyutları: Gelecekte Ne Olacak?

Gelecekte kıyas yapmanın toplumsal boyutlarının daha da derinleşeceğini öngörebiliriz. Dijitalleşme, insanların kendilerini başkalarıyla sürekli kıyaslamasına neden olacak. Ancak, bu durumun iyi ya da kötü etkileri olabilir mi? Kıyas, toplumsal yapıların şekillendiği bir ortamda bazen insanları bir arada tutar, bazen ise onları yalnızlaştırır.

Gelecek nesillerin, toplumsal normları aşarak daha özgün ve kendine güvenen kimlikler geliştireceği bir döneme adım atması olasılığı yüksektir. Kıyasın, bireyleri daha güçlü bir toplum kimliği oluşturma konusunda nasıl etkili olacağını hep birlikte görmek gerekecek.

Sonuç: Kıyas, Toplumun Bir Aynası mı?

Sonuç olarak, “edna kıyas” kavramı, yalnızca bireylerin içsel dünyalarını değil, aynı zamanda toplumsal yapıların, normların, beklentilerin ve ilişki dinamiklerinin bir aynasıdır. Kıyas yapmak, bazen gelişim için bir araç olabilirken, bazen de içsel huzuru kaybettiren bir kaygıya dönüşebilir.

Peki, sizce kıyas yaparak kendimizi değerlendirmek gelecekte daha sağlıklı bir hale gelecek mi? Dijitalleşen dünya bu anlamda nasıl bir değişim yaratacak? Kıyaslamaların insan psikolojisi üzerindeki etkilerini nasıl minimize edebiliriz? Bu soruları hep birlikte tartışalım.