SİTEMİZ İLE İSİM BENZERLİĞİ OLAN MESAJLAR ALIRSANIZ LÜTFEN İTİBAR ETMEYİNİZ, BİZİMLE ALAKASI YOKTUR. DOLANDIRICI SİTE OLDUĞU KESİNDİR LÜTFEN ŞİKAYET EDİNİZ. BİZ BİR FORUM SİTESİYİZ HİÇBİR ALAKAMIZ OLMADIĞINI BİLDİRİRİZ. WHATSAPP HATTIMIZA GELEN UYARILARA İSTİNADEN BU BİLDİRİMİ YAYINLAMAK ZORUNDA KALDIK.

Taytla Çizme Giyilir Mi ?

Ilay

New member
[color=]Taytla Çizme Giyilir Mi? Bir Kadının İkilemi ve Erkeklerin Görüşü[/color]

Merhaba forumdaşlar,

Bugün sizlere hayatımda beni en çok düşündüren bir sorudan bahsetmek istiyorum. Biraz eğlenceli ama aynı zamanda düşündürücü bir konu... Taytla çizme giyilir mi? Bu soruyu birkaç hafta önce kendime sordum ve sonra düşündüm, neden olmasın ki? Fakat bu soruyu çevremdeki insanlara sorduğumda, aldığım cevaplar o kadar farklıydı ki... Kadınlar daha çok duygusal, ilişkisel bir bakış açısıyla yaklaşırken, erkekler sorunu çözmeye, stratejik düşünmeye eğilimliydiler. Hikâyemi sizinle paylaşmak istiyorum. Belki siz de kendi yorumlarınızı ekler, birlikte tartışırız.

Bir akşam, soğuk bir kış gününde, Elif, işten çıkıp evine doğru yürürken karşısına çıkan vitrinlere bakıyordu. Alışveriş yapmak aklına gelmişti, çünkü uzun süredir yeni bir çift çizme almamıştı. Şehri soğuk kış rüzgarları sarhoş etmişken, o an vücudunun ısınmaya, kendini rahat hissetmeye ihtiyaç duyduğunu hissetti. Bir vitrin, gözlerinin içine bakar gibi parıldıyordu. Çizmeler, ona hiç olmadığı kadar şık ve rahat görünüyordu. İçinde bir his vardı, “Bugün kendine bir hediye al, sen bunu hak ediyorsun.”

Vitrindeki bir çift siyah, zarif çizmeye gözleri takıldı. O an, beğenip beğenmediğinden daha çok, giyeceği kombin konusunda bir sorusu vardı. Taytla mı? Yoksa klasik bir pantolonla mı? Bir kadın olarak, şıklığa olan tutkusunu hep bir adım öteye taşımak isterdi, ama taytla çizme? Daha önce denememişti ve birden kafasında bu soru belirdi. O an içini bir huzursuzluk kapladı. Giyebilir miydi? Ya yanlış görünürse? Biraz daha cesaretle bakmaya devam etti, fakat içindeki o tereddüt bir türlü kaybolmadı.

Elif’in aklındaki bu soruya cevap, en yakın arkadaşı Selin’den geldi. Selin, her zaman cesur, her zaman özgüvenli bir kadındı. “Bence harika olur! Taytla çizme, rahat ve şık. Üstüne bir gömlek ya da kazak da ekleyebilirsin, harika görünürsün,” demişti. Ama Elif, onun bu önerisini hala tam olarak kabul edemedi. Çünkü daha önce bu kombinasyonu denemiş biri değildi. Selin’in bakışı, ne kadar rahat ve kendine güvenli olsa da, Elif hâlâ ikilemdedir.

İşte burada erkeklerin bakış açısı devreye giriyor. Bir akşam Elif, tesadüfen bir arkadaşı olan Mert ile karşılaştı. Mert, tam da o gün üzerine klasik bir takım elbise giymişti. Kendi tarzı ve şıklığı ile bilinen Mert, Elif’in tayt ve çizme kombinini nasıl değerlendirdiğini çok merak etmişti.

“Bu taytla çizme meselesini hiç düşündün mü?” diye sormuştu Mert, gülümseyerek.

Elif biraz tereddütle başını sallayarak, “Aslında düşünüyorum ama emin değilim. Ne dersin, giyebilir miyim?”

Mert, dikkatlice bir süre düşündü ve sonra, “Bence tam olarak mesele şu… Eğer kendini rahat ve şık hissediyorsan, giymelisin. İnsanların ne düşündüğüyle değil, kendi zevkinle hareket etmelisin. Çizme, kışın vazgeçilmezi. Tayt da rahatlık açısından mükemmel. Bunu kombinleyip rahatça giyebilirsin, kimse de sana yanlış demeyecek,” dedi.

Ama bu kadar basit miydi? Erkeklerin bakış açısına göre, görünüşün bir anlam ifade etmemeli, önemli olan hissettiğin rahatlık ve güven duygusuydu. Elif bir süre Mert’in söylediklerini düşündü, ama kadınların bakış açısı başka, değil mi?

Kadınlar duygusal bir bağ kurarak kıyafetlere, kombinlere ve hatta renklerin anlamlarına farklı bir gözle bakar. Taytla çizme giymek, rahatlık ve şıklık meselesinin ötesinde, Elif için kendini ifade etme, özgürlüğünü hissetme meselesiydi. Giydiği her şey, duygusal bir ifadesiydi. Bu, bir nevi kimliğini yansıtan bir stil seçimi olabilirdi.

Selin, bu konuda her zaman cesurdu. "Her şey dışarıya nasıl göründüğünden çok, seni nasıl hissettirdiğiyle ilgili," demişti. Ama Mert’in sözleri de aklında yankılanıyordu. İçinde iki farklı ses çelişiyordu. Bir yanda cesur bir seçim yapma isteği, diğer yanda ise çevrenin ne düşüneceği korkusu...

Sizce taytla çizme giymek, gerçekten şık ve rahat bir tercih mi, yoksa riske girmemek mi daha doğru olur? Her iki bakış açısını da göz önünde bulundurdukça, insan kendini ikilemde buluyor. Mert’in çözüm odaklı yaklaşımına mı güvenmeliyim, yoksa Selin’in özgüven dolu tavsiyelerine mi?

İçimdeki bu ikilemi paylaşmak istedim çünkü bazen, sadece dışarıdan gelen bakış açılarıyla karar vermek yerine, kendi iç sesimizi dinlemek en doğrusu olabilir. Ama yine de sizin görüşlerinizi çok merak ediyorum. Bu konuda neler düşünüyorsunuz? Forumda tartışmak, belki de birbirimize yol göstermek çok hoş olurdu.